Daha İyi Olanı Neden Seçmeyelim?

Dünyanın dört bir yanından veganlik.org‘a konuşan gençlerin ortak bir inancı var: Gelecek, veganlıkta 🌱Anna, Hamidreza, İngrid ve Moritz'in veganlıklarıyla ilgili röportaj

Türkiye’deki birçok vegan 20 yaşından önce vegan olmaya karar veriyor. Mart ayındaki bir araştırmaya göre bu oran %23 olabilirArtık daha ulaşılabilir olan veganizm, dünya çapında giderek daha çok gencin tercihi. 

2017’nin ilk yarısında, veganlık hızla yayılmaya devam etti. Veganların özellikle sosyal medyada aktif bir şekilde görünür olması ile birlikte, ön yargılı stereotipler yıkılmaya başladı. Birbirinden farklı birçok kesimden insan veganlığı seçiyor. Gençlik daha umut dolu bir dünyaya artık daha yakın.

veganlik.org‘a konuşan Ukrayna, İran, Brezilya ve Avusturya’dan dört gencin hikayeleri farklı olsa da, tutkuları ortak: Vegan olmak kolay ve mümkün; hayvan endüstrisini yaşatmaya destek olmamız için bir neden kalmadı.

Okumak için tıklayın:
Anna (Ukrayna)Hamidreza (İran)⤵️Ingrid (Brezilya)⤵️Moritz (Avusturya)⤵️ – Siz de hikayenizi paylaşın!📩

Anna Litkovska, 22 yaşında. Kiev (Kyiv), Ukrayna’da yaşıyor. Yaklaşık 3 yıl önce vegan olmuş:

Veganlıkla ilgilenmeye YouTube ile başladım. Tüm veganları hippi olduğunu, ‘normal insanlar’dan farklı olduklarını sanıyordum. Ama sayıca ne kadar çok ve benim gibi olduklarını, tutkularımızın ortak olduğunu fark edince, araştırmaya karar verdim.

Başlarda yalnızca sağlık ile ilgileniyordum. YouTube’da vegan yaşam tarzına tanık olup, üstüne “Vegan olmak için 101 neden” adlı konuşmayı izleyince, vegan olmak bana en mantıklı ve doğal şey gibi göründü. Şu an veganlıkta benim için aslolan etik sebepler, ama çevre ve sağlık açısından da ilgileniyorum. Ayrıca etik ve sürdürülebilir moda ile yakından ilgiliyim. Bu konuda hevesli bir YouTube’cuyum, aynı zamanda instagram’da paylaşımlar yapıyorum.

A post shared by Anna Litkovska (@annalitkovska) on

“Vegan mekanlar giderek yayılıyor”

Kyiv’de vegan olmak çok kolay çünkü burası başkent. Diğer şehirlerde sadece turist olarak bulundum ama fasulyeler, pirinç, yulaflar, makarna ve sebze gibi başlıca gıdalara sahipseniz, veganlığın neredeyse her yerde kolay olduğunu düşünüyorum.

Veganlık Ukrayna’da yeni bir konsept, diğer ülkeler gibi çok vegan gıda çeşidi yok. Ekonomik nedenlerle vegan süt, tatlı patates, akçaağaç şurubu gibi ithal ürünler burada epey pahalı.

Birçok vegan ve vejetaryen dostu mekanımız, birkaç tane de vegan kafemiz var – One Planet benim favorim. Bunların sayıları hızla artıyor, örneğin vegan bir ağ olan Vegano Hooligano Ailesi diğer şehirlere de yayılmaya başladı. Artık Lviv’de, Odessa’da ve Ivano-Fankivsk’te de kafeleri var. Aynı zamanda Kyiv Vegan Boom adlı vegan festival geçen sene iki kez burada gerçekleştirildi.

A post shared by Anna Litkovska (@annalitkovska) on

Marketlerde birçok vegan ürün bulunabiliyor: Vegan çikolata, bisküvi, ekmek, cips, humus, snack bar, şeker, şurup, bitkisel süt, vegan yoğurt, tofu ve çeşitleri gibi.

Vegan et alternatifleri, vegan havyar, vegan mayonez, vegan sütlü çikolata, kombuça, nutritional yeast gibi bazı ürünler de küçük sağlık mağazalarında, vegan kafelerde bulunabiliyor. Vegan peynir de daha yeni pazara sunuldu, henüz sadece bir markaya denk geldim.

“Ortodoks orucu süresince her yerde vegan seçenekler sunuluyor”

Paskalya öncesi Ortodoks orucu süresince, neredeyse tüm restoran ve kafeler vegan seçeneklere sahip oluyor. Oruca uygun denilen “Pisni” ya da “Postniye” diye adlandırılan bu yemekler kendiliğinden vegan. Tabii yine de net içerik sormakta fayda var.

Geleneksel Ukrayna yemeklerinin çoğu et bazlı ya da yumurta içeriyor. Ama yumurta alternatifi ile kolayca veganlaştırılabiliyor. “Vinegret” ise patates, havuç, pancar, turşu ve bezelyeden oluşan bir tesadüfen vegan bir salata, eski Sovyet ülkelerinde popüler ama ulusal yemeğimiz değil. Ama neredeyse her şey veganlaştırılabilir. Örneğin ben et tadı sevmediğim için ailem çocukluğumdan beri geleneksel bir pancar çorbası olan ‘Borscht’un vegan versiyonunu yapar.

“Dünyanın bir gün vegan olacağına eminim”

Çoğu insan henüz veganlığın anlamını bilmiyor, vejetaryen ile aynı şey sanıyorlar. Kendi tecrübeme göre insanlar genellikle anlayışlı ama çok bilgileri olmadığı için birisi neden vegan olmak ister anlamıyorlar. Ben de ancak 18 yaşımdan sonra veganlık hakkında bilgi sahibi oldum.

Vejetaryen olmak için yalnızca et yemeyi bırakmanın yeterli olduğu gibi bir yanılgı da var. Yalnızca bir beslenme şekli olarak vegan beslenen bazı insanlar çevrelerine yanlış bir mesaj yayabiliyor, veganlık için hayvanları düşünmeniz, onlar üstünde test edilen ya da onlar kullanılarak yapılan ürünleri almayı bırakmanız gerekmediğini söylüyorlar, tabii bu doğru değil. Bu kötü bir durum çünkü toplumun geneli veganlığın ne olduğunu bilmiyor ve denk geldikleri ilk tanımı kabul ediyor.

Veganların sayısı her yıl artıyor ve genç insanlar arasında bu fikrin çok daha kabul gördüğünü ve onların daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Dünyanın bir gün vegan olacağına eminim, aynı herkes için bir gün eşit olacağı gibi. Ne kadar çok zaman ve çaba gerektirse bile…

İnsanlar neden sağlıklarını iyileştirecek, kanser ve tip-2 diyabet gibi hastalıkları ve karbon izlerini azaltacak ve dünyadaki açlığı durduracak bir adım atmak istemesin ki? Doğru yönde ilerlediğimizi düşünüyorum, ama veganların da mesajı yaymaya çalışmak ve iyi örnekler olarak insanları etkilemek için biraz daha çaba göstermesi de önemli. Ayrıca Türkiye’ye bir daha gelip bu sefer ülkenin vegan yanını keşfetmeyi istiyorum.

Anna (Ukrayna)⤴️Hamidreza (İran)Ingrid (Brezilya)⤵️Moritz (Avusturya)⤵️

Hamidreza Ardakani, 24 yaşında. Tahran, İran’da yaşıyor ve 3 yıldır vegan:

İşletme yönetimi öğrencisiyim. Freelance çalışıyorum ve genç öğrencilere İngilizce ve bilgisayar öğretiyorum. 2014’ten beri veganım.

3 yıl önce erkek kardeşim bana izlemem için Earthlings belgeselini verdi. Gerçekle yüzleşince ne diyeceğimi bilemedim ama artık hayvansal ürünler yemek istemediğimden emindim. Yani 1 saat 30 dakikalık bir belgesel izledim ve vegan oldum. Bu konuda hislerimi anlatmak biraz zor. Bu yolculuk o kadar iyiydi ki, diğer insanların da bunu tecrübe etmesini istiyorum.

iranlı vegan hamid reza'nın hikayesi iran'da vegan olmak

Etik benim için çok önemli ve veganlık ile yeni bir hayata başlamaktan biri bahsetse, bunu yine seçerdim. Yeni nesilde insanların hayvan yemeyi ahlaki olarak uygun bulmayacağını düşünüyorum.

“Çoğu İran yemeği epey vegan dostu”

Birkaç yemek hariç, çoğu İran yemeği epey vegan dostu. Bir yemeği hazırlarken tek bir içeriği çıkartmak onu vegan bir yemeğe çevirmeye yetiyor.

İlk başlarda kardeşim ve benim vegan olduğumuzu kimse bilmiyordu, ve misafirimiz olduğundan İran yemekleri hazırlıyordum, ve kimse yemeği veganlaştırmak için tarifi değiştirdiğimi bile fark etmiyordu. Bundan bahsedince de şaşırıyorlardı.

Her yerdeki gibi, insanlar veganlıkla dalga geçebiliyorlar ama bir süre sonra yakınlarınız insanların ceset yemeden de yaşayabileceğini anlayabiliyor. Bu da onlara hayvanlar ve beslenmeden bahsetmek için güzel bir adım.

iranlı vegan hamid reza'nın hikayesi iran'da veganlık
Tahran vegan meetup

Büyük şehirlerde bazı vegan ve vejetaryen restoran kafeler var, fiyatlar da ekonomik. Tahran’da vegan mağazalar da var ama sayıları çok değil. İran’da toplam üç-dört vegan üretici var. Bazı vegan ürünlerse diğer mağazalarda da bulunabiliyor.

Dindar insanlar veganlıkla hemfikir olmayabiliyor, hayvanların bizim onları gıda olarak kullanmak üzerine varolduklarını söylüyorlar. Fikirlerini değiştirmek kolay olmasa da, imkansız değil. Kebap seven insanların etsiz bir hayatı düşünemiyor. Ama her zaman ahlak üzerine düşünen ve hayatlarını değiştirmenin bir yolunu arayan insanlar olabiliyor.

“Son üç yılda veganların ve vegan ürünlerin sayısı epey arttı”

İnsanların vegan veya vejetaryen olmasına yardımcı olan bazı gruplarımız var, beslenme, hayvanlar çevre ve hatta dini konularda soruları yanıtlamaya çalışıyorlar. İyi sonuçlar alıyoruz ve birçok insan vegan, raw vegan, vejetaryen olmaya karar veriyor.

Eskiden veganlık üzerine konuşabilecek insan bulunmuyordu ama son üç yılda birçok insan veganlığı seçti ve vegan ürünler eskisine göre çok daha yaygın. Bence İran daha yolun başında.

iranlı vegan hamid reza'nın hikayesi vegan iran

Veganlığın geleceği üzerine düşünmek kolay değil ama ben umutluyum. Umarım insanlar dünyada neler olup bittiğini anlar. Yeni nesil daha meraklı bir nesil ve sorulara yanıt bulmanın peşindeler. Bizler de doğru yönlendirip yol gösterebilirsek, veganlık için iyi bir geleceğe sahip olabiliriz. instagram: @hamidrezaa.a

Anna (Ukrayna)⤴️Hamidreza (İran)⤴️Ingrid (Brezilya)Moritz (Avusturya)⤵️

Ingrid Metzner, 21 yaşında. Campinas, Brezilya’da yaşıyor. 2 yıldır vegan:

Bitkisel yolculuğuma Aralık 2014’te başladım. Geçiş dönemimde esinlenmek için avocadohappiness instagram hesabımı oluşturdum, sonra bir hobiye dönüştü. Şimdi de aynı adla yemek tarif ve fikirleriyle, hiçbir hayvana zarar vermeden beslenmeyi esinlendirecek bir youtube kanalı üstünde çalışıyorum.

Hayvan yemeyi bırakmayı erken yaşlardan beri istiyordum fakat o zaman ne yeterli desteğe ne de söz hakkına sahiptim. Yediğimin bir hayvan olduğunun farkındaydım fakat hayvanlar, yemekler ve ardında yatan tüm acıların arasındaki bağlantıyı kurmamıştım.

2014’te evden ayrıldım ve tek yaşamaya başladım. Bitkisel bazlı beslenmeye geçmek ve hayvanlardan yapılan ve/ya üzerlerinde test edilen ürünleri almayı bırakmak için en muhteşem vakit olduğunu düşündüm. Bu zulümsüz yaşam tarzına geçiş yapmak en iyi kararımdı.

İlk sebep hayvanlardı ama araştırdıkça fark ettim ki yalnız hayvanlara değil çevre ve kendi sağlığıma da yardımcı oluyorum. Hayvanları yemeyi ve kullanmayı bırakmak her açıdan faydalı. Artık hayvanlara daha çok saygı duyuyorum. Onların hayatı bizimki kadar önemli. Tanıdığım insanları yavaşça eğitmeye çalışıyorum.

“Hiç denemediğim yemekleri keşfettim”

Hayvansal ürünlere yer vermeden, ne kadar çok çeşitli yemekler yapabileceğimi fark ettim. Daha önceden hiç denemediğim birçok meyve ve sebze keşfettim. Artık sağlıklı içeriklerle “peynir”, sürme, kek gibi birçok şey yaratabiliyorum ve eskiden yediklerimden daha bile lezzetliler. Brezilya’da tam bir sofra yalnızca pilav, fasulye ve etten oluşur gibi bir düşünceye artık sahip değilim. Yemek çeşitliliğinin her gün tadını çıkarıyorum.

Ayrıca bedenimle dışarıdan da nasıl ilgilenebileceğime dair birçok yol öğrendim. Bilindik şampuanlardan, daha doğal ya da ev yapımı şampuanlara yöneldim. Vücut kremlerini hindistan cevizi ya da zeytin yağıyla değiştirdim. Önceden hiç aklıma gelmeyecek şeylerdi bunlar, ama bu tercihlerle vücudumun çok daha sağlıklı olduğunu hissediyorum. Ne olduğuna dair bir fikrim olmayan, upuzun içindekiler listesine sahip çoğu üründen uzak duruyorum.

Veganlık Brezilya’da da büyüyor. São Paulo ve Rio de Janeiro gibi büyük şehirlerde süpermarketler ve restoranlarda vegan seçenekler bulmak çok kolay.

Küçük şehirlerde ise nispeten daha zor. Çoğu restoranda veganlar için seçenek olmayabiliyor. Arkadaşları ya da ailesiyle gezmek isteyenlerin birlikte gideceği bir yer olmaması sorun olabiliyor.

Geleneksel Brezilya mutfağında hayvansal ürünler yaygın. Tipik “Feijoada”mız siyah fasulye, sosis ve domuz etinden oluşuyor, “Pão de Queijo”muz bir peynir “ekmeği”. Ama ikisi de kolayca veganlaştırılabiliyor.

Tanıdığım çoğu insan veganları ne kadar takdir ettiğinden bahsedip, yavaş yavaş hayvansal ürünleri azaltmak istediklerini söylüyor. Tabii her zaman “Bacon hayattır” sözünü tekrarlayan birisi de oluyor. Tabii toplumdaki bakış açısı Brezilya’nın neresine gittiğinize göre de değişebilir.

“Yeni nesil de veganlıkla birlikte büyüyor”

Veganlık büyümeye devam edecek çünkü vegan olmanın hayvanlara, gezegene ve kendilerine ne kadar faydalı olduğunu her gün daha çok insan fark ediyor. Gelecek bizim ellerimizde ve dünyadaki hayatın sürmesini istiyorsak gezegene ve içindeki varlıklara hepimizin daha iyi sahip çıkmalıyız.

Vegan yaşam sonraki jenerasyonlar için çok bir sorun olmayacak bence, çünkü onlar da bu hareketle birlikte büyüyorlar. Eski jenerasyondaki et yemeyi normal ve gerekli gören kafa yapısına göre değişime daha alışık bir bakışa sahipler.

Anna (Ukrayna)⤴️Hamidreza (İran)⤴️Ingrid (Brezilya)⤴️Moritz (Avusturya)

Moritz Schreiber, 20 yaşında. Viyana, Avusturya’da yaşıyor ve 4 yıldır vegan:

Vegan olmaya 16 yaşımda karar verdim. Aslında hikayesi gerçekten komik: Bana hayvan zulmü ve canlı hayvan stoğundan bahseden bir kızı etkilemeye çalışıyordum. Vejetaryen olup epey araştırma yaptım. Earthlings belgeselini izledikten sonra tamamen vegan olmaya karar verdim. Paramla hayvanlara yönelik zulmü desteklemek istemiyorum.

Viyana’daki bir spor salonunda kişisel eğitmenim. 15 yaşımdan beri sporla ilgileniyorum fakat 18 yaşımdan itibaren kendimi tamamen spora verdim. instagram’da ve YouTube’da tecrübelerimi paylaşıyorum.

Veganlık nedenim ilk başta etikti, sonra sağlık. Şimdi tamamen %100 etik olarak adlandırıyorum veganlığımı. Başlarda pek bilgin yoksa zorlanabilirsin. Ama zaman geçtikçe bir rutine giriyorsun ve süt ürünleri, balık, et ya da yumurta yemeyi düşünmüyorsun. Diğer bir faydası da daha fazla yemek yiyebilip ve yedikten sonra çok da şişmemek.

Veganlık kas yapmamda çok yardımcı oldu. Eskiden klasik beslenirken iki ayda bir hastalanıyordum, spor yapamıyordum. Rutinim bozuluyor ve iyileştiğimde iki hafta kaybetmiş oluyordum. 18 yaşımdan 19 yaşıma geçerken büyük bir dönüşüm yaşadım, 8 kilo aldım, ve bir kere bile hasta olmadım. Tam besinlerle bitkisel beslenmenin (whole foods plant based diet) antrenman rutinimi sürdürmede epey yardımcı olduğunu düşünüyorum.

“Veganların yetersiz proteinden korkmasına gerek yok”

Mercimek, fasulyeler, nohut, yemiş ve çekirdeklere yer verdiğinizde, yetersiz protein almaktan korkmanıza hiç gerek yok. Ki çekincesi olan, vegan protein tozu alabilir. Artık tadı güzel birçok takviye var. Ayrıca bir doğal fitness sporcusunun günlük kaç gram proteine ihtiyacı var düşünmeli.

Ben en iyi sonuçlarımı günde 90-100 gram proteinle beslenerek aldım. Vücut ağırlığında kilo başına 1.5 gramdan biraz fazla. Çok yüksek proteinlerle beslenen insanlarla da konuştum, düşük proteinle beslenenlerle de. Vücut yapılarına baktığımda gerçekten hiçbir fark göremedim.

Ben aslen Alman’ım ve Avusturya’nın diğer şehirlerini bilmiyorum ama Viyana’da vegan ürünleri her yerde bulabiliyorsunuz. Bilindik marketlerde vegan ürünler var. Ama Avusturya mutfağı pek vegan dostu değil. İlk vegan olduğumda, Almanya’da sadece birkaç vegan ürün vardı ve hep organik marketlere gitmem gerekiyordu. Son iki yılda veganlık yaygınlaştı ve marketler de vegan ürünler satmaya başladı.

Veganlığımın ilk yılından sonra tamamen “temiz” beslenmeye başladım. Sadece tam besinlerle beslenip, ayda bir kaçamak yapıyordum. Günlük kalori ihtiyacım yüksek, bazen 4000 kaloriye kadar çıkıyor o nedenle artık bazı abur cuburlara da ihtiyaç duyuyorum. 4000 kaloriye de sadece pilav ve brokoli yiyerek ulaşmak da kolay değil.

Çocukken tavuk kanatları hastasıydım, vegan kanatları çok seviyorum, vegan dondurma ve pastaları da. Sonuçta yüzde 80-90 arası temiz beslenmeye, tam besinlerle bitkisel bazlı beslenmeye çalışıyorum; yüzde 10-20 arası da abur cuburlarla, mesela vegan bisküvi, dondurma ve benzeri gibi.

“Önceki nesillere göre tercihlerimizde daha özgürüz”

Veganlığa bakış geçmişe göre daha iyi. Birkaç yıl önce veganlık hippiler için sanılıyordu ama artık toplumumuzun bir parçası. Herkes bir vegan tanıyor ve tipik vegan stereotipi söz konusu değil.

Biz yeni nesil olarak gerçekten kritik düşünebilen bir jenerasyonuz bence. Önceki nesillere göre birçok özgürlüğümüz ve olanağımız var, buna gıda seçimlerimizi yapabilme özgürlüğü de dahil. Genç veganların oranı yükseliyor ve umarım bu değişim sürekli devam eder çünkü iklim değişikliğine en büyük etkisi olan beslenme tercihlerimizi gözden geçirmezsek bu gezegende zaten yaşayamayacağız. Et yemek, kaynaklarımızın büyük biçimde israf edilmesi demek.

Başa dön⤴️

Siz de hikayenizi paylaşmak ister misiniz? Bilgilerinizi gönderin, iletişime geçelim

Son güncelleme: 10 Temmuz 2017 🌱 veganlik.org

sizin yorumunuz: