merhamet hayvanlar koyun

İslam ile veganlık çelişir mi?

Veganlık hayvanlara şefkat gösterilmesini temel alan, her tür amaç uğruna hayvanlara zulümden en mümkün derecede kaçınmayı hedefleyen bir yaşam biçimi. İslam ve veganlığın çeliştiği ise, Müslüman veganlara karşı sık dile getirilen bir iddia.

Bu sayfada, veganlık ve İslam arasındaki uyumluluğun mümkün olup olmadığına dair farklı kaynaklardan bazı bakış açılarını ve hayvan sevgisi ile alakalı farklı yorumların bir derlemesini bulabilirsiniz.

Et yemek zorunlu mu?

Hayvanların etinin yenmesi Kuran’da geniş biçimde tarif edilen, “Kurban Bayramı”nda kurban kesilmesi İslam’da var olan konular. Öte yandan, “Helal” kavramı ile hayvanlara adil ve iyi davranmak, acı çekmelerine neden olmamak da sık biçimde değinilen davranış biçimleri.

İslam’da hayvanların, aynı insanlar gibi şefkat ve merhamet gösterilmesi gereken varlıklar oldukları, huzur içinde yaşamaları, “hayvan kesimi sırasında dahi onlara doğru davranılmasını hak ettikleri” ele alınıyor.

İslam’da hayvan refahı yüksek önem taşıyorken, Kuran-ı Kerim’in et ve kurban hakkında zorunlu kıldıklarına dair ne demeli? Bir Arap Vegan adlı blogun yazarından yorumlar:

İslam’ın farz ettikleriyle, günümüzde her gün karşılaştığımız, dehşet verici koşullarda toplu hayvan kıyımları arasında yüksek derecede bir fark var. Hayvanlar sıkışık camsız binalarda, küçücük kafeslere mahkum hayatlar yaşıyorlar. Tavukların gagaları kesiliyor, çiftlik hayvanları kötürüm bırakılıyor – hadım etme, boynuz kesme, kulak kesme yapılan uygulamaların çok küçük bir kısmı.

Ben, sürekli hayvanlara karşı şefkat ve merhameti öğütleyen Peygamberimizin, modern dünyadaki kesimhanelerin duvarları arasında yaşananları onaylayacağına inanmakta zorlanıyorum. Bana göre bugün hayvanlara karşı yapılan saygısızlık ve onlara sanki birer makinelermiş gibi davranmak kadar İslam karşıtı bir durum olamaz.

Unutulmaması gereken bir diğer nokta da, zamanın getirdiği koşullar. Kuran-ı Kerim’in indiği Arap dünyasındaki koşullar ile günümüz epey farklı. O zaman zoraki koşullar altında, besin bulmanın zor olduğu çöllerde günlük hayatta hayvanlar epey önem taşıyordu. Hayatta kalabilmek için, o dönemde, hayvansal ürünler gerekliydi.

Peki Peygamberimiz ya da Kuran-ı Kerim, bugünkü hayvan fabrikalarındaki koşulları, hayvansal tarımcılığın dünyaya etkilerini ve et dışı besin kaynaklarının zenginliğini göz önüne alarak, hayvansal ürünlerin aşırı tüketimini onaylar mıydı?

Buna bir yanıt vermek haddim değil ama bana pek öyle gelmiyor.

Ayrıca İslam bizleri sağlık ve sıhhatimizi korumaya teşvik eden bir din. Bugün hayvansal ürünler ile kronik hastalıklar arasındaki bağlantıyı göz önüne alırsak, daha az et ve daha çok sebze yememiz gerekmez mi? Yani vegan beslenme, sağlığımı korumak adına yerine getirdiğim bir görev denebilir.

Yalnızca kendim için iyi olan değil, hayvanlar ve çevre için iyi olanı yerine getiren bir beslenme biçimi, benim inancımla tam da örtüşüyor. Veganlık benim çok daha merhametli ve düşünceli olabilmemi sağladı.

Vegan olmam beni vegan olmayan Müslümanlardan üstün kıldığını falan iddia etmiyorum; fakat yalnızca beni daha eksik bir Müslüman yapmadığını söylüyorum.

Aynı yazıya gelen bir yorum ise şöyle:

Vegan olduktan sonra Kuran-ı Kerim’in bununla ilgili ne dendiğini epey araştırdım. Önemli bir şey fark ettim ki, tüm yasaklar hayvansal yemeklerle ilgiliydi: Bozuk et, kan, domuz eti… Bu bana bir işaret verdi. Aynı zamanda Kuran-ı Kerim iyi ve temiz olan besinin önemine çoğu noktada değiniyor. Günümüzde hayvansal besinlerin sağlığa zararlarını biliyoruz, bu nedenle Kuran’da ele alınanlarla günümüz bilgisini birleştirince et ve süt ürünleri ve yumurta tüketiminin en azından minimize edilmesi gerektiği aşikar. Aynı zamanda Peygamberimizin sadece önemli günlerde veya birisi ikram ettiğinde et yediğini öğrendim. Günümüzde ise her gün et yeniyor. Bunun bir kenara atılıp yalnızca et yenmesiyle ilgili ayetlere odaklanılmasını tutarlı bulmuyorum. – Erdem

  Vegan Şakirt blogunda paylaşılan bir Sean Muttaqi röportajında ise şu soru yanıtlanıyor:

“Bir Müslüman olarak, Müslümanların hayvan kurbanı ritüeli yüzünden vegan olamayacaklarına dair görüşleriniz nelerdir? Ve bizim İslami topluluğumuzun veganizmi günlük beslenme biçimi olarak ne kadar iyi benimseyebileceğini düşünüyorsunuz?”

Vegan Reich vokali ve Hardline Manifestosu yazarı Sean Muttaqi: “Bir Müslüman kesinlikle Vegan olabilir, ve en azından Batı’da pek çoğu öyle. Şüphe yok ki tarih boyunca pek çok Müslüman alimi vejetaryendi (örnek vermek gerekirse Rabia). (…)

“Kuran’ın her bir suresi, Muhammed’e (SAV), yıllarca süren periyodlar içerisinde gelişen belli olaylara istinaden geldi. Helal beslenme yasalarına bakacak olursak, henüz bu yasalar yürürlüğe girmeden önce pek çok insan sayısız hayvanı hunharca katlediyordu, hayvanlara iğrenç davranılıyordu ve öldürülmelerinin ardından cesetlerinin çoğu yemek değil çöp oluyordu. (…)”

Şefkat ile Merhamet

Vaaz Sitesi’nde Akif Kökten’in Şefkat başlıklı yazısından dikkat çeken bazı noktalar şöyle:

Şefkat: Allah’ın yarattığı canlılara karşı insanda var olan acıma, merhamet etme duygusu.

Yeryüzündeki bütün canlılar Allah’ın rahmet ve şefkatiyle varlıklarını devam ettirirler. Allah rahmeti yüz parçaya ayırdı; doksandokuzunu kendi katında tuttu, birini dünyaya indirdi. Bütün canlılar bu bir parçadan istifade ederek hemcinslerine şefkat gösterirler. At, yavrusu memesini emerken başına değmesin diye ayağını kaldırır” [Buhârî, Edeb, 19] hadisi, bu duygunun sadece insanlara has olmayıp, hayvanlarda da bulunduğunu açıklamaktadır.

Bütün canlıların hissettiği bu duyguyu, eşref-i mahlûkât olan insanın daha güzel bir şekilde hissetmesi gerekir. Zaten İslâm, yaratana, yaratılmışlara şefkat temellerine dayanan bir dindir. Çünkü mahlûkâtın hepsi Allah’a aittir. İyi bir müslümanın şefkatli olması gerekir. (…)

“Müminler birbirlerini sevmede, acımada, korumada bir vücut gibidir. Vücudun herhangi bir organı rahatsız olursa, diğerleri de bu yüzden rahatsız olur; ateşlenir ve uykusuz kalır” [Buhârî, Edeb, 19] hadisine göre müslümanın şefkati öncelikle müminleri kucaklamalı, fakat diğer insanları, hatta hayvanları da içine almalıdır.

Rahmetim her şeyi kapsamıştır” [7:156] Kuran-ı Kerim. Araf Suresi, 156. ayet.

Aynı yazının ekinde ise Merhamet konusunda yazılanlar:

İslam’ın öngördüğü merhamet tüm yaratıkları içine alacak kadar geniş kapsamlıdır. (…) Tüm insanlara merhamet göstermenin yanısıra, diğer tüm canlılara da merhametli davranmak mü’minlerin görevidir. Yüzüne damga vurulmuş bir eşeği görünce “Bu hayvanı dağlayana Allah lanet etsin” [Müslim, Libas, 107] buyuran Hz. Peygamber, bir hadislerinde kötü yola düşmüş bir şahsın susuzluktan ölmek üzere bulunan bir köpeğe su verdiği için Allah tarafından bağışlandığını [Buhâri, Şürb, 9, Edeb, 27; Müslim, Selam,153, Cihad, 44], diğer bir hadisinde de kedisini açlıktan ölmeye mahkum eden merhametsiz bir şahsın, bu davranışı, nedeniyle cehenneme atılmayı hakettiğini [Buhari, Edeb, 18, 27; Müslim, Fezail, 65] belirterek merhametin insanlârla sınırlı olmadığını dile getirir.

Hayvanlara iyi bakılıp beslenmesi [Ebu Davud, İsti’zan, 39], zevk için dövüştürülmemesi [Ebu Davud, Cihad, 51; Tirmizi, Cihad, 30], nişan atılan hedefler yerine konulmaması [Müslim, Sayd, 59], zevk için öldürülmemesi [Nesai, Dahaya 42] yolundaki emirleri de İslam’ın bu konudaki kapsamlı bakışını yeterince ortaya koymaktadır.

Bu noktada merhamet ve şefkati temel alan veganlığın, İslam ile olan uyumluluğu değerlendirilebilir. Fakat “Veganlık haram, Allah’ın sana bahşettiğini reddediyorsun” şeklinde, Müslüman veganlar tarafından karşılaşılabilen bir diğer soru var.

“Veganlık haram mı?”

Bu soruya dair, Nadia Kadry’nin bir yazısında değindikleri şöyle:

Az bilinen bilgilerden biri, Peygamberimizin yalnızca arada sırada et yediğidir. Yüce Peygamberimizin et tüketimini günlük bir ihtiyaç değil, bir lüks olarak ele alıp et tüketimini minimal tuttuğu, unutulan sünnetlerden biri. Halifeliği döneminde Ömer bin Hattab (Ömer-ul Faruk) üst üste iki gün et yenmesini yasaklamış, etin bir bağımlılık yaptığına dair uyarmıştır.

Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin” [2:168] Kuran-ı Kerim. Bakara Suresi, 168. ayet.

Dindar bir bakış açısıyla etin Helal sayılması ve izin verilebilir kabul edilmesi için, yalnızca kanın akıtılması ve kesim sırasında Allah’ın adının anılması sanılandan öte gereklilikler vardır. Hayvanın kesilmeden önce insani ve temiz bir çevrede yetişmiş, beslenmiş ve su içirilmiş olması gereklidir ve bunun yanında gerginliğe maruz bırakılmaması, zarar veya kötü muamele görmemesi, ve diğer hayvanların öldürüldüğüne tanık olmaması önemli gerekliliklerden yalnızca bazılarıdır.

Günümüzde üretilen etler ise, üzerinde “Helal” etiketi bile olsa, bundan çok uzak bir gerçekliğe sahip. Hayvan fabriklarında sıkışık ve kötü ortamlarda merhametsiz ve zalim davranışlar maruz kılınıyor ve hayvanlar zararlı steroidler ve hormonlara maruz kalıyor.

Hayvanların refahı İslam’da esas olmak ile birlikte Hz Peygamber sıklıkla hayvanlara en büyük merhametle, şefkatle ve iyilikle davranılmasını öğütlemiştir. İslam’da gösterilen hayvansal ahlak ile bugün toplu biçimde, binlercesiyle hayvan çiftliklerindeki her gün maruz kalınan koşullar arasında büyük bir tezat söz konusu. Hayvanlara kötü davrananları sürekli lanetleyen Peygamberimiz, bu yöntemleri onaylar mıydı düşünmeye değer.

Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” [7:56] Kuran-ı Kerim. Araf Suresi, 56. ayet.

Hayvanlar için yapılan tarımcılık, dünyadaki sera gazı emisyonlarının yüzde 51’ine tekabül ediyor. Dünyamıza bu denli etkisi olan başka hiçbir insan aktivitesi yok. Sürekli artan nüfusumuzu ve artan iştahımızı göz önüne alırsak, hayvanları tüketim amaçlı yetiştirmek için gereken arazi, bitki örtüsü, enerji ve suyun boyutu düşünüldüğünde bu rakam pek de şaşırtıcı değil. Et yemek, kaynaklarımızın pek verimli bir kullanımı değil – dünyadaki çiftlik hayvanların tamamını üretmeye harcanan yemek miktarı, 8.7 milyar sayıda insanı doyurmaya yeterli.

Bu gıda sistemimizin ne kadar eşitsiz olduğunu gösteriyor, çünkü fakirlikle boğuşan insanları refaha kavuşturabilecek hububat, zenginler tarafından tüketilecek olan hayvanlara harcanıyor. Üstüne, aslında bu hububatın fiyatları da hayvan endüstrisi yüzünden yükselerek, dünyadaki açlık krizinin derinleşmesine yol açıyor.

O, sizi yeryüzünde halifeler yapan[dır]” [6:165] Kuran-ı Kerim. Enam Suresi, 165. ayet.

Doğa İslam’ın temel parçalarından biridir, dünyanın tamamı bizlerin ibadet yeri olarak yaratılmıştır ve Kuran-i Kerim doğayı ve doğal hayatı yüceltir. Kuran-ı Kerim bizleri dünyanın vekili ilan eder ve Allah’ın yarattığı gezegenimizi korumakla görevlendirir. Buna, hayvan endüstrisi nedeniyle katledilen ormanlar ve vahşi hayvanların yaşam alanları ve küresel ısınma nedeniyle zorluklarla boğuşan insanlar da dahildir.

Hz Muhammed ve Hayvan Sevgisi

Hz Muhammed ve hayvan sevgisiyle ilgili bir ilköğretim okulu din dersi kitabında anlatılanlar:

“Peygamberimiz hayvanlara iyi davranılması konusunda ise şöyle buyurmuştur:

“Merhamet edene Allah da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin.”

“Peygamberimiz hayvanları birbiriyle dövüştürmeyi yasaklamış, onlara işkence ve eziyet edenleri, nişan hedefi yapanları lanetlemiştir. Zevk için avlanmak, hayvanı öldürüp atmak da haramdır. Peygamberimiz şöyle buyurur: “Haksız yere bir kuş veya daha küçük bir hayvan öldüren insana Allah onun hesabını mutlaka soracaktır.”

“Konuyla ilgili bir başka hadis de şöyledir:

“Bir adam yolda yürürken çok susadı ve bir kuyu bulup oraya inerek su içip çıktı. Bu sırada susuzluktan dolayı nemli toprağı yalamakta olan bir köpek gördü. “Bu köpek de susamış” diyerek kuyuya indi. Ayakkabısına su doldurup yukarı çıktı ve köpeğe içirdi. Bundan dolayı Yüce Allah o kulundan razı olup onu cennetlik kıldı.

“Peygamberimizi dinleyenlerden biri sordu:

“-Ey Allah’ın elçisi, Hayvanlara yapılan iyilik için de sevap var mıdır?” Peygamberimiz şöyle cevap verdi:

“-Her canlı için yapılan iyiliğin mükafatı vardır.”

Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın” [2:60] Kuran-ı Kerim. Bakara Suresi, 60. ayet.

Kadry ise yazısının devamında şu görüşleri bildiriyor:

Dinimizin kuralları gereği, doğa ile olan ilişkimizi gözden geçirmeli ve diğer konular gibi beslenmemizin de dünyaya olan etkisini dikkate almalıyız.

Çevre, hayvan refahı, sağlığımız ve Peygamberimizin sünnetlerini yerine getirmek için düşünce sarfetmeliyiz ve Müslüman toplumların buna yakışır bir yaşama ulaşması için modern dünyanın zararlı beslenme kültürüne olan bakışımızı gözden geçirmeliyiz. Bu kimsenin beslenme ya da yaşam şekline dair bir eleştiri değil, tersine günümüzde bitkisel beslenmenin İslami ilkelere ne kadar uyumlu olabileceğini göstermektedir.

Bu et tüketimimizi azaltmak için çaba göstermekle başlayabilir. Sorun yalnızca hayvansal ürünler için değil, şartlarımız elverdikçe yerel ve doğal besinleri seçmek de bunun bir parçası. Son olarak, yaşam biçimimiz hakkında daha bilinçli olmalı ve İslamı ahlak çerçevesinde yemeye ve yaşamaya çalışmalıyız.

Şeyh Muhammed Salih el-Muneccid’in veganlıkla ilgili bir görüşü de şöyle:

Evet, hayvansal ürünleri tüketmeden de Müslüman olabilirsiniz, yalnızca şuna dikkat etmeniz gerekir: Hayvansal ürünlerin haram olduğunu düşünmemelisiniz.

Bu sayfa yalnızca farklı kaynaklardaki bilgileri paylaşma amaçlıdır. Yazıdaki bazı alıntılar kısaltma amaçlı düzenlenmiş, yer alan Kuran ayetleri ilgili yazılardan seçilmiştir.

Son güncelleme: 6 Temmuz 2017 · Kaynaklar: Vaaz Sitesi, Dinibil, The Muslim Vibe, One Arab Vegan, İslam QA, Vegan Şakirt 🌱 veganlik.org

Yorum göndermek için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz⤵