Duygu Abacı ile Söyleşi: Veganizm Aktarımı 🐾

Taste of Ink Dövme Stüdyosu’ndan Duygu Abacı, veganizm hikayesini anlattı: Geçmişe göre artık her şey elimizin altında. Veganizmi sağlıklı bir şekilde aktarmak içinse hepimiz hayvan haklarına odaklanmalıyız.

röportaj: Emir Çelik 🌱 veganlik.org

Taste of Ink Vegan Dövme Stüdyosu’nun sahibi Duygu Abacı, aynı zamanda bir mimar. Projeleri ve spor hayatından arta kalan zamanda ilgilendiği sosyal medyadaki vegan bilgilendirmeleriyle de birçok veganın adına rastladığı bir isim. Abacı, geçmişten bugüne veganizm tecrübesini veganlik.org ile paylaştı.

Dövme gibi spesifik alanlarda bile, artık her şey elimizin altında

Türkiye’nin ilk profesyonel vegan dövme stüdyosu olan Taste of Ink’in hikayesini Vegan Dövme, Hayvanları Acıtmaz röportajından tanıyoruz. Taste of Ink yalnız bir stüdyo değil, insanların veganizmle de tanıştıkları bir yer. Abacı, 2.5 yıl öncesinden bugüne değişenleri şöyle anlatıyor:

“Vegan olduktan hemen sonra, stüdyoda kullanılan malzemelerin vegan olmadığını fark edip, ne gibi alternatifler bulabilirim diye epey emek harcamıştım. Bulunabilir şeyler biraz kısıtlıydı.”

“Bugün fark ettiğim en önemli şey ise veganlığın çok ciddi derecede hızlı şekilde büyümesi. İlk başlarda ulaşabildiğim malzeme sayısı ve fiyatları ile şu an çok fark var. Her şey artık elimizin altında. Dövme çok spesifik bir alan olmasına rağmen, bunu bu alanda bile görebiliyoruz.”

“İlk başlardan bugüne, daha da bilinçli veganlar olduğumuzdan, gelen kişilere aktardığımız veganlık hakkındaki bilgiler de daha anlaşılabilir oluyor.”

Sosyal medyada edinilen bilgileri doğrulamak şart

Abacı, sosyal medya hakkında ise, edinilen bilgileri doğrulamanın önemine dikkat çekiyor:

“Araştırmayı bilen biri için sosyal medya oldukça kullanışlı; her konu hakkında platformlar var artık. Aklınıza takılan bir soruyu, sizden önce birileri mutlaka sormuş oluyor ve bilgiye ulaşabilmek çok hızlı ve pratik.”

“Fakat bu demek değil ki paylaşılan her bilgi doğru. Maalesef bilgi kirliliği de var. Bir konu hakkında insanların tüm yorumları okuması, başka platformlardan da kontrol etmesi gerekiyor zaman zaman.”

“Bir keresinde de sosyal medyada çok ilgimi çeken ve beni şaşırtan bir terim duymuştum “şehir veganı” diye. Mutlu inek endüstrisini desteklemek amacıyla uydurulmuş bir tanım. Hem hayvan haklarını savunup, hem de hayvan sömürüsüne destek verebilme tutarsızlığı beni şaşırtmayı başarabilen şeylerden biri…”

“Sizin için en kolayı değil, hayvanlar için adaletlisini seçin”

Vegan aktivist Abacı’nın veganizmle ilk tanışma hikayesi ise şöyle:

“2008’de Portekiz’de yaşadığım bir dönem oldu ve vegan kelimesiyle orada tanıştım. Tabii çevremde bana veganlığı anlatan birileri olmadığından, “ya dondurma da mı yiyemeyeceğiz” şeklindeki sorular kafamda dolanırken, sorularım cevapsız kaldı.”

“Vegan kelimesiyle sanırım 2014 civarı daha fazla karşılaşmaya başladım. Birkaç senedir de iki kedi arkadaşım da aileye katılmıştı – ki ilgi duyma nedenlerimden biri bence. Bu dönemde Japon bir dövme sanatçısıyla tanıştım, kendisi pesketaryen idi. Hayvansal şeylerden uzak durup, bir deniz canlısını tüketebilir görmek bana oldukça garip gelmişti. Ben de bir gün oturup araştırmaya karar verdim neden vejetaryen, pesketaryen, vb olunur diye.”

“Bir yazı dizisi sade bir şekilde tek tek anlatıyordu, ki açıklamalar oldukça anlamsız gelmişti; sanki herşey için bir kılıf uydurulmuş gibi. Fakat veganlık açıklamasına geldiğimde ise beni biraz düşündürmüştü; çünkü hayvan haklarına ciddi anlamda tutarlı bir şekilde bağlantı kurmuştu. Açıklamanın sonunda ise “Sizin için en kolay olanı değil, hayvanlar için en adaletlisini seçin” gibi bir cümle vardı. Çok etkilenmiştim ve ertesi gün vegan oldum. O günden beri veganım.”

Önemli olan veganlığın aktarımını doğru bir şekilde yapmak

Veganlık hızla yayılmaya devam ederken, günümüzde vegan ürünlere erişmenin kolaylığı Abacı’ya eski günleri de hatırlatıyor:

“Değil Vegan Bakkal olmasını, vegan peynirimizi bile kendimiz yapardık😀 Vegan peynir, sucuk gibi şeyler olmadığından onlarsız da yaşanabildiğini gördüm. Yemek için değil, yaşamak için yemek oldu bizim için ve bilinçlenmeye başladık. Hayvanları önemsediğimizden, etik olarak vegan olduğumuzdan veganlık aktarımının da daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum.”

“Bugünlerde her şeye ulaşım çok rahat olsa da, moda gibi nedenlerle kendini “vegan” diye tanımlayıp, hayvan sömürüsünü destekleyen kişiler de görmeye başladık. Maalesef bu hayvan haklarına en çok zararı veren şey. Vegan olmayan birinin, vegan olduğu için güvenerek örnek aldığı kişinin, yaptığı yanlışı devam ettirmesine neden olabiliyor çünkü.”

“Tanınmış, sevilen kişilerin takipçileri de eğer kişilerden “ilham” alıyorlarsa, cidden çok güzel bir durum. Fakat bu kişiler genelde “özendirilen” kişiler olduğundan, yaptıkları çoğu şey bir moda uğruna kopyalanabiliyor. X kişi vegan oluyor diye vegan olan biri, birkaç ay sonra başka bir şahıstan etkilenip veganlığı bırakabilir de. Önemli olan, veganlığın aktarımının doğru-sağlıklı bir şekilde yapılması, ancak böyle kalıcı olabilir.”

Hepimizin hayvan hakları konusunda bilgilenmesi şart

Abacı, vegan aktivizminin de çeşitli yöntemleri olduğuna, önemli olanın aynı düşünceyi aktarmak olduğunun altını çiziyor:

“Birleştiğimiz düşünce ‘hayvanların yaşam haklarının olduğu ve başkalarının menfaatleri için bu yaşam haklarının yok sayılamayacağı’ gerçeği. Veganlığı aktarmanın bin bir çeşit yolu var. Birisi vegan stant açar, bir diğeri pankart açar, bir diğeri kek yapar. Önemli olan sağlıklı bir şekilde “aynı düşünceyi” aktarabilmek.”

“İster bir aydır, ister 10 senedir vegan olun fark etmez, mutlaka hayvan hakları konusunda yazılanları okumamız gerekiyor. Ne kadar bilinçlenirsek o kadar sağlam bir şekilde ilerler ve veganlığı düzgün bir şekilde aktarabiliriz.”

“Odak noktamız tamamen hayvan hakları olmalı ve hayvan haklarını ikinci plana atacak konuları veganlık aktarırıken karıştırmamamız gerekiyor.”

Unutmamalı: Veganlık tartışmalarımızı başkaları da okuyor

“Ayrıca veganlık anlatırken olabildiğince sakin kalabilmeli ve her argümana karşılık verebilmeliyiz. Bu argüman 1000 kere duyduğunuz “ama bitkiler de canlı” argümanı bile olsa…”

“Özellikle sosyal medya üzerinden tartışmalar yaşadığımızda, diyalog esnasında sizin dışınızda da başkalarının sizin yazdıklarınızı okuyor olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Belki karşınızdaki kişi sizi anlamıyor olabilir ama okuyan birileri mutlaka anlıyordur ve belki o sırada veganlık hakkındaki düşünceleri sayenizde değişebilir”

Son Güncelleme: 18 Aralık 2017 🌱 veganlik.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.