Vegan Mekan Sahibi Gözünden Fransa’da Yaşananlar 🏬🇫🇷

Fransa’da, hayvancılık sektöründekiler ile vegan olduğu söylenen gruplar arasında yaşanan ‘gerilim’, Avrupa basını ve Türkiye’de sansasyonel biçimde haber oluyor. Paris’teki My Kitch’n’ın sahibi Jennifer Eric ise, vegan bir işletmeci olarak kendi yaşadıklarını anlatıyor💬

Geçtiğimiz günlerde Lille kentinde 6 kişi, çeşitli hayvansal ürün satan dükkan ve restoranların camlarını kırarak duvarlarına sahte kan attığı iddiasıyla polis tarafından göz altına alındı. Olay, Fransa’da son zamanlarda yaşanan diğer gelişmelerle birlikte, Türkiye’de ve dünyada basında genişçe yer aldı.

Veganizmle ilgilenmeyen medyada, Fransa “heyecanı”

veganlik.org’un incelediği medya takip raporlarına göre, gözaltı haberi ve önceki gelişmeler Türkiye’de küçük-büyük çoğu medya sitesince alışılagelenin dışında yakından takip ediliyor ve “heyecanla” ele alınıyor. “Vegan terörizmi”, “Vegan aktivistlerin saldırısı” gibi sansasyonel ve şüpheli başlıklara sahip birçok habere rastlamak mümkün.

Veganizm hakkında Türkiye’den herhangi bir habere önceden yer vermeyen birçok küçük çaplı site, Fransa’daki olaylara yer verdi. Büyük medya şirketleri ve objektif olduğu düşünülen bazı uluslararası medya kuruluşlarının Türkçe siteleri de tek taraflı bilgiler ve kaynağı belirsiz söylemleri genişçe haberleştirdi. Normalde teknoloji gibi farklı konularda yayın yapan sitelerde bile, Fransa’daki olayların haber yapıldığı görülüyor.

Peki Fransa’da neler oluyor? Konuyu Paris’te yaklaşık 5 yıldır vegan bir mekan işleten Jennifer Eric’ten dinledik.

Vegan mekan sahibi Eric: Sürekli bir saldırı söz konusu

Eric, ülkenin başkentinde My Kitch’n adlı mahalle restoranının sahibi. İsveç’te doğan ve gençliğini Amerika Birleşik Devletleri’nde geçiren Jennifer Eric, 2013 yılından beri vegan mekan işlettiği şehirde birçok saldırıya maruz kalmış.

Fransa’da da medyanın “vegan teröristler”, “vegan diktatörler” tarzı bir söylem kullandığını veganlik.org ile paylaşan Eric, yaşadığı tecrübeleri ise şöyle anlatıyor:

“Fırtınalı bir günde otoyolda giderken aracımın lastiklerinin patlatıldığı oldu. Yaşlı annem ile birlikteyken, aracımın lastiğine yerleştirilmiş bir molotof kokteyli patladı; neyse ki yalnızca sokağa ve çevreye kötü bir koku yayılmasıyla kaldı.

“Beni kontrolümü kaybettirerek gelen trafiğe yönlendirmeye çalışan 3 motorsikletli adam tarafından saldırıya da uğradım… Bunun yanında, akşam dağıtımında iken sileceklerimin koparılması nedeniyle, yağmurlu bir havada 45 dakika boyunca sileceksiz araç sürmek zorunda kaldım. Listeye daha ekleyebilirim.”

“Vandalizme asıl maruz kalanların kim olduğu ortada”

Eric, Fransa’da vegan tabelası bulunan mekanların yıllardır sıkça saldırıya uğradığını söylüyor:

“Ana akım medyanın diliyle konuşmak yerine, bunları konuşmalıyız. Fransa’da toplam kaç tane kasap, balık, peynir dükkanı var? Kaç tane vegan dükkan var? Saldırılara uğrayarak mağdur olan vegan işyerlerinin oranı nedir, genel işyerlerinin oranı nedir? Gerçek rakam ve istatistiklere bakarsak, şiddet ve vandalizme maruz kalanın, zarar görenlerin kim olduğu ortada.

“Mekanının önünde “vegan” yazan herkes sorun yaşıyor. Henüz geçen hafta, küçük bir pastanesi olan arkadaşımın mekanı, tek başına çalışan genç bir kız kasadayken yumurtalı saldırıya uğradı; dışarısı ve içerisi de. Tabii ki çok korktu kendisi. İnsanların dükkanlarının camları kırılıyor; kapıları kırılıp açık bırakılıyor; vesaire, vesaire… Ve 100,000’den fazla işletmenin olduğu bir şehirde, bizler 30 tane işletmeyiz toplamda.

“Her haberin altında, her basın kuruluşuna yazıyorum, aldığım yanıt koca bir sıfır. Sessizlik, savunduklarından. Bizi nasıl bir şekilde sunmaya çalıştıkları çok bariz.”

Özellikle kadın işletme sahiplerine yönelik saldırılar
My Kitch’n dükkanının aracı

“Fotoğraftakiler benim arabam, dört tarafında ve tavanında vegan yazıyor. Bu fotoğrafta, kendi evimin önünde park halindeyken camları kırıldı. Bu, ‘Nerede yaşadığını biliyoruz’ tarzı bir mesaj…

“Fırını saldırıya uğrayan kızın başına da aynı şey evinin avlusunda geldi. Aynı zamanda bunların, kadın işletme sahiplerine yönelik saldırılarda bulunan erkekler olduğunun altını çizebilir miyiz?”

Sözde “vegan” vandallar, ajan provokatörler olabilir

Eric’e göre, Fransa’da veganlara yönelik yoğun şiddetin nedeni, ‘inanılmaz derecede güçlü’ et ve süt lobileri. Eric, saldırılar hakkındaki girişimlerinin de sonuçsuz kaldığını belirtiyor:

“İlk polis şikayet dilekçem 2015’in başında. İşyerim Ocak 2013’ten beri açık; saldırılar ise son bir yılda yoğunlaştı – Belki başlarda vegan ne demek bilinmiyordu; vegan sözcüğü Fransa’da sözlüklerde 2015 yılına kadar yer almadı.

“İki haftada bir, ayda bir oluyor. Her yere mektuplar yazdım. Çok az dönüş aldım, dönüş verenler de genellikle kasapların pencereleri hakkında ne düşündüğüm ve ‘vandalların’ yanında olup olmadığına dair görüşlerimdi. Kimse vegan işletmecilerin uzun süredir maruz kaldığı saldırıları duymakla ilgilenmiyor.

“Kasaplar şimdi onlara yönelik saldırıların tamamı hakkında yerli bir hayvan hakları kuruluşu olan L214’ü suçluyor – Mercy for Animals tarzı bir kuruluş. Bu çok gülünç.

“Tüm bu karmaşanın hedefi halindeler. Bu da faillerin, sözde “vegan” vandalların, aslında ajan provokatörler olduğunu düşünmeme neden oluyor.”

“Calais’de yasal süreci kazandık; festival gerçekleştirildi”

Calais’de 8 Eylül’deki festivalin valilikçe yasaklandığının duyurulması ardından, Türkiye’den vegan aktivistler de dayanışma göstermişti. Eric, iptali gündeme gelen festivali gerçekleştirdiklerini belirterek; şunları ekliyor:

“Calais’deki festival hakkındaki son gelişmeler de pek haber olmadı. Biz festivalin yasaklanmasına karşı valilik, Fransız yönetimi, hakkında bir dava açtık. “Référé liberté” diye adlandırılan bir yasal süreç ile festivali gerçekleştirme hakkını aldık. Festival yasağının, demokrasinin ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve girişimcilik özgürlüğü gibi temel ilkelerine aykırı olduğuna dayanılarak bu karar verildi. Bu aslında çok büyük bir gelişme; ama basında ilgi görmedi.

“Sonrasında 400 kasap kapımızın önünde mangal yapmakla tehdit etti. Bunu yapmadılar ama Calais valisi onları ofisinin önünde ağırladı, bir basın açıklaması yapmaları için. Ben de İçişleri Bakanlığı’na yazdım; aynı kasapların yaptığı gibi, bu anlattıklarımı ve daha fazlasını anlatacak şekilde ve korunmamız için. Gelen yanıt, talebimin polis şefine aktarıldığıydı ama ondan bir yanıt gelmedi.

“2-3 gün önce ise aynı İçişleri Bakanı, “vegan diktatörlüğü”ne karşı kasapları “tamamen desteklediğini” belirtti. Tam bir rezillik çünkü asıl kazanan bizlerdik, temel özgürlüklerimizin ihlali nedeniyle. Şu anda burada uğraştıklarımız bunlar.”

“Festivali ise, orijinal programına sadık kalarak, geçen Cumartesi gerçekleştirdik. Barışçıl ve mutlu insanlarla, epey güzel ve zen bir biçimde geçti festival. Çoğu ziyaretçi vegan değildi, daha çok veganizmi merak edenlerdi. Ve kasapların, avcıların bizi burada istememesine hiç anlam veremediler. Ve çok fazla sayıda gazeteci vardı.”

Son Güncelleme: 14 Eylül 2018 🌱veganlik.org

Emir Çelik

@veganrehber / veganlik.org'la ilgili detaylı bilgi için menüdeki "hakkında" kısmına göz atabilirsiniz :)

Siz de yorumunuzu ekleyin:

e-posta adresiniz yayınlanmayacak