Gozo ve Sagre
Uğur Erbaş
İletişim Yayınları

“Veganizmi etik açıdan inceleyen kitapları biliyoruz, biraz da kurgu bir kitap okuyalım” diyenler için, çok keyifli bir grafik-roman önerisi: Gozo ve Sagre.

Sanatçı Uğur Erbaş romanında bizleri, barışçıl ve hayvanlarla dost bir toplumun yaşadığı bambaşka bir dünyaya götürüyor. Hikayede, güneşin doğduğu yere ulaşmaya çalışan Sagre kendisini beklenmedik olayların içerisinde buluyor. Roman, bir yandan hayvanlarla eşit bir dünyada yaşamak, bilgiye inanan bir toplum olmakla ilgili düşündürürken, diğer yanda egemenlik ve gücü ele geçirme hırsında kaosa sürüklenen toplumların yapısı ve yarattıkları tehlikeler hakkında bizleri sorgulatıyor.

Erbaş, Edebiyat Haber’deki röportajında kitapla ilgili bir soruyu şöyle yanıtlıyor:

“Cehaletin yükselişi bana göre bir geçiş sancısı. Eski dünyanın kesin bilgileri ile yeni dünyanın teknolojik merakı çatışıyor. Binlerce yıllık fikirler sallanıp sıvaları dökülüyor. Altından çıkanları insanlar yeni yeni fark ediyorlar. Bu değişim doğal olarak herkese acı veriyor. Dünyanın düz olduğuna duyulan inancın bu kadar yayılmasının altında bir korku var: Değişim korkusu. Faşizm ve nefret bu nedenle yükseliyor. Eğer sarsılmaz, kesin fikirleriniz varsa değişim karşısında acı çekip saldırganlaşmanız muhtemeldir. (…)”

Gozo ve Sagre, gün ışığını arayan fantastik bir grafik roman, trajik bir “dünya tarihi”. Yaklaşan karanlık, kaosun arifesi.

“Dağların, ovaların, ırmakların, göllerin ve denizlerin arasında, havada, karada, suda ve toprak altında yaşayıp giden her çeşit varlığın orta yerinde dururdu bu koskoca kaya. Üzerinde bir adam oturur, oturur, otururdu.”

Başka bir dünya, başka bir harita.
Asırlar önce bırakmıştı insanlar hayvanları yemeyi.

Uğur Erbaş, aklın ve kalbin yenilgisini anlatıyor.
Her zaman olanla hiç olmayan arasında…

Gozo ve Sagre, gün ışığını arayan fantastik bir grafik roman, trajik bir “dünya tarihi”. Yaklaşan karanlık, kaosun arifesi.

bu sayfayı arkadaşlarımla

Tüm kitapların listesi için dokunun

Yorum yapın