Veganizmin Kısa Tarihi

Veganizm, tahmin edilenden daha uzun bir geçmişe sahip. Hayvansal ürünlerin kullanımından mümkün olduğu kadar kaçınarak yaşamayı seçen veganların, her zaman var olduğu söylenebilir – Çoğunlukla dinsel ya da spiritüel sebeplerle.

Daha yakın geçmişte ise, 1830’lu yıllarda, ’vejetaryen’ sözcüğünün orijinal kullanımı hiçbir hayvansal ürün kullanmayan ve vegan beslenen kişileri tanımlıyordu. Bu ilk ‘vejetaryenlik’, giyim ve yaşamın diğer alanlarını da kapsıyor ve günümüzdeki veganizm fikrine benziyordu.

1847 yılında Vejetaryen Topluluğu’nun (The Vegetarian Society) kurulması ile birlikte, topluluk üyelerinin yumurta ve süt yemesine izin vermeye başladı, fakat vejetaryenliğin tanımı halen netleşmemişti. Örneğin 1886 yılında Londra Vejetaryen Topluluğu başkan yardımcısı Anna Bonus Kingsford, vejetaryen olmadığını, çünkü ‘tereyağı, peynir, yumurta ve süt gibi hayvansal ürünler kullandığını’ belirtmişti.

1900’lü yılların başında Vejetaryen Topluluğu bülteni “The Vegetarian Messenger” sayfalarında, vejetaryenlerin yumurta ve süt ürünleri tüketip tüketmemesi tartışılıyordu. Bu tartışma 1. Dünya Savaşı sonrasında da sürdü ve sonunda 1944 yılında Vegan Topluluğu’nun kurulmasıyla devam etti. 1. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında, Vejetaryen Topluluğu, günümüzde ‘vegan’ olarak anılan beslenme biçimini doğru ilerlediği görünüyordu.

1923 yılında The Vegetarian Messenger’ın editörü şöyle demişti: ‘Vejetaryenler için en ideal yaklaşımın, tüm hayvansal ürünlerden kaçınmak olduğunu düşünüyoruz’. Jurnalde yer verilen yorumlardan ilki, daha sonra Vegan Topluluğu’nu kuracak olan Donald Watson’a aitti.

Vegan Topluluğu’nun (The Vegan Society) kuruluşu

1943 yılında Watson’ın Vejetaryen Topluluğu’nda vejetaryenlik ve süt ürünleri üstüne bir konuşma yapması ardından, süt ürünleri kullanmayan vejetaryenler olarak Topluluk içerisinde bir grup kurulmaması tartışıldı. Topluluk zamanla bu öneriyi çeşitli sebeplerle reddederek, bu grubun ayrı bir topluluk kurmasını önerdi. 1944 Kasım ayında Watson, Elsie Shrigley ve dört diğer kişi daha Londra’daki Attic Club’da yeni topluluğun kurulması için toplandı.

Toplantının tam günü belli olmasa da, günümüzde Vegan Topluluğu’nun kuruluşu (ve Dünya Vegan Günü) her yıl 1 Kasım gününde kutlanıyor.

Vegan sözcüğü nasıl oluşturuldu?

Topluluğun ‘Vegan’ sözcüğünü oluşturması da bu süreçte çeşitli önerilerle gelişti: ‘Süt ürünü kullanmayan vejetaryen’ tanımı, çok uzun ve karmaşık olduğu ve yumurta kullanımına değinmediği için uygun bulunmadı.

Watson ve eşi Dorothy ‘vegan’ sözcüğünü önerdi ve üyelere yeni öneriler için çağrı yaptı. Gelen bazı öneriler şöyleydi: Dairyban, Vitan, Benevore, Sarnivore, Beaumangeur. Son olarak yerel vejetaryen topluluğunun sekreteri olan Watson, ‘Kimsenin geliştirmeye çalışmadığı’ not ederek, kendi önerisinin kullanımında karar kıldı, yazımı kısa olan bir sözcüğün yararını biliyordu.

Watson, ‘vejetaryen’ sözcüğüyle başlayan bu beslenme biçiminin, isminin de bu sözcükten türetilmesinin doğal olduğuna dikkat çekti. Sözcük için Watson’a atıfta bulunulsa da kendisi, sözcüğün fikrinin kurucu üyeler olan Henderson çifti olduğunu, onların önerisiyle ’Allvega’, ‘Allvegan’ başlığıyla çıkmasını planlanan dergilerinden, ‘vegan’ sözcüğünü alıntılayarak kısalttığını belirtiyor.

‘Vega’ sözcüğü de vejetaryenler arasında belli bir süredir kullanılıyordu: 1934 yılından itibaren Londra’nın en ünlü vejetaryen restoranlarının birinin adı Vega idi.

? Veganizmin tanımı

1949 yılında Leslie J Cross, topluluğun bir tanıma ihtiyacı olduğuna işaret ederek veganlık için “Hayvanların insanlığın sömürüsünden kurtarılması ilkesi” tanımını önerdi. Bu daha sonra “Hayvanların insanlar tarafından sömürülerek gıda, ticaret, çalışma, avlanma, deney ve diğer türlü kullanımına son vermeyi hedeflemek” olarak açıklığa kavuşturuldu.

Vegan Topluluğu 1979 yılında dernekleştiğinde, “veganlık” tanımını şu şekilde güncelledi:

Hayvanların gıda, giyim ya da başka amaçlar uğruna maruz kaldıkları sömürü ve zulmün her türlüsünden, uygulanabilir olan en mümkün mertebede kaçınan ve ek olarak insanların, hayvanların ve çevrenin yararına, hayvan kullanımını içermeyen alternatiflerin geliştirilmesi ve kullanımını destekleyen bir felsefe ve yaşam biçimi. Beslenme konusunda, tamamen veya kısmi olarak hayvanlardan elde edilen ürünlerin reddedilmesi anlamına gelir. 

Son güncelleme: 1 Mart 2018 · Kaynaklar: Vegan Topluluğu ·? veganlik.org

bu sayfayı arkadaşlarımla

Veganizmin Kısa Tarihi” üzerine 4 yorum

  1. ay çok güzel bi yazı. veganım ama bilmiyordum bunları. beni orijinal tanımdaki “kısmi olarak” ifadesi rahatsız etti ama sanırım artık kullanılmıyor zaten. bir de mümkün olan ifadesi zaten yapılabileceklerin sınırlı olduğuna işaret ediyor, ekstra oraya keyfiyet eklemek gibi oluyor “kısmi” ifadesi diye düşünüyorum. elinize sağlık

    • Merhabalar Soner Cem,

      Öncelikle yorumunuz için çok teşekkürler 🙂 Faydalı bulduğunuza sevindim.

      İlk olarak bu veganizm tanımı tamamen güncel ve dünya çapında kabul edilen tek tanım. Belirttiğiniz noktalarla ilgili birkaç not iletmek istedim:

      – “Kısmi” ifadesi ile ilgili bir yanlış anlaşılma durumu olabilir mi acaba? Tam olarak rahatsız edici olan kısmı nedir anlayamadım. Bu tanım, kısmen ya da tamamen hayvansal içeren ürünlerin, vegan olmadığını belirtiyor. Çoğu ürün bildiğiniz gibi tamamen hayvansal değil ama kısmen hayvansal içerik bulunduruyor; bu nedenle vegan olmuyorlar. Örneğin süt tamamen hayvansal iken, sütlü bir bisküvi ise kısmen hayvansal içeriyor. İfadenin orijinalini https://veganlik.org/nedir/ sayfasında inceleyebilirsiniz. “(…) dispensing with all products derived wholly or partly from animals.” şeklinde bu kısım. Dolayısıyla veganizm beslenme konusunda, tamamen veya kısmi olarak hayvanlardan elde edilen ürünlerin reddedilmesi anlamına geliyor.

      – “Uygulanabilir olan en mümkün mertebede” kısmi ise yine veganizm tanımının tutarlılık açısından temel noktalarından birisi. Vegan olmayan bir dünyada yaşıyoruz ve uygulanabilir olmayan noktalar var. Örneğin mesela vergi vermemiz, hayvansal ürünlere her yıl milyarlarca lira hibe sunan devletin bu uygulamasına katkıda bulunmamız anlamına geliyor. Kamu araçlarını kullanmak, ilaç sektörü, her tür bitkisel tarımcılıktaki hayvanlara zarar veren durumlar, bazı evcilleştirilmiş hayvanların beslenmesi gibi birçok durum ve dolaylı durumlarda bazen hayvanların etkilenmemesi günümüz dünyasında uygulanabilir olarak mümkün değil. Bu “mümkünlük” ayrıntısı, aslında veganizm tanımına göre bir çelişki olmadığına dikkat çekiyor. Sonuçta veganizm imkansız olanı istemek değil; gayet uygulanabilir bir yaşam felsefesi.

      Dilerim açıklayıcı olmuştur,
      Sorularınız olursa her zaman iletebilirsiniz 🙂

      Sevgiler,
      Emir

  2. Aa evet Türkçe’nin azizliğine uğramışım. Kısmi olarak reddetmek gibi anlamıştım ama aslında orada onu demiyormuş. Teşekkürler

Yorumlar şu an kapalı · iletişim bilgilerim için dokunun