VeganTeacher: Vegan Bir Öğretmenin Günlüğü 👨‍🏫🌱

Sosyal medyadaki paylaşımları ve zengin içerikleriyle veganların hayatını kolaylaştıran VeganTeacher’ı biraz daha yakından tanıyalım dedik ve vegan öğretmen ile okul hayatı, veganizm ve sosyal medya üzerine konuştuk 💬😇

röportaj: Emir Çelik 🌱 veganlik.org

VeganTeacher (@veganoteacher), vegan yaşam hakkında sosyal medyadan bilgi edinmeye çalışan çoğu kişinin muhtemelen paylaşımlarına denk geldiği bir isim. Her gün market market gezerek her tür vegan ürünün nerede bulunabileceğini takipçileriyle paylaşan, farklı şehirlerdeki vegan mekanları sürekli ziyaret eden Vegan Teacher, aynı zamanda lezzetli tarifleri ile de biliniyor.

Instagram’daki marketlere göre vegan ürün rehberlerinden, Youtube kanalındaki gezi videolarına ve facebook sayfasındaki pratik bilgilere hayatımızı kolaylaştıran içerikleri sunan vegan öğretmenle biraz daha yakından tanışmak için, bir söyleşide buluştuk:

“Öğrenciler veganlığa karşı çok daha açık ve ön yargısız”

Emir Çelik: Sizi YouTube ve Instagram paylaşımlarınızdan tanıyoruz ve bir öğretmen olduğunuzu biliyoruz. Peki biraz daha kendinizden bahseder misiniz?

veganoteacher: İngilizce öğretmeniyim, son 4.5 senedir lisede görev yapıyorum. Günün büyük bir bölümü okulda, derslerle geçiyor. Onun dışında ise farklı tarifler deniyorum; sosyal medya paylaşımları hazırlıyorum ve bazı takip ettiğim diziler var, onları izliyorum. Yapmayı en çok sevdiğim şey ise, yeni yerler keşfetmek.

Okuldaki tecrübeleriniz nasıl? Öğrencilerinizle veganizm üstüne hiç konuşuyor musunuz?  Vegan etkinlikler yapıyor musunuz?

Önceden Erzincan‘da görev yaparken, bu terimler insanlara yeni geldiği için bazı öğretmen arkadaşların merakları, sordukları sorular oldu. Ancak öğrencilerin yeniliklere ve bu terimleri öğrenmeye daha açık ve ön yargısız olduklarını fark ettim.

Küçük bir ilçe ve öğrencisi az bir okulda çalıştığım için, orada daha fazla öğrencilerle sohbet etme fırsatı yakalıyordum. Onların en çok merak ettiği şey, kekte yumurta nasıl olmaz değil, hayvanlara neler yapıldığı ve neden bu yaşam biçimini seçtiğim oldu.

Öğrencilerimle vegan günü düzenledik ve vegan yiyecekler yapıp getirdiler. Bazen ben onlara kek ya da kurabiye yapıp götürdüm. Yediklerinde çok şaşırdılar ve hayvansal hiçbir maddeye gerek duymadan her şeyi yapabileceklerinin farkına vardılar.

YouTube kanalı: VeganTeacher

En çok, ön yargısız olmaları beni şaşırtmıştı. Yani sordukları sorular sizi sorgulamak, yargılamak adına değil, gerçekten öğrenme amacı ile soruyorlardı.

Bu olumlu tepkileri düşününce, diğer vegan öğretmenlere ya da eğitim alanında çalışanlara neler söylemek istersiniz?

Tercihlerini, düşüncelerini geri planda tutmaya çalışmasınlar. Özellikle “ama proteini nasıl olacak?” gibi en çok sorulan sorulara önceden hazırlansınlar, araştırsınlar. Böylece öğretmen arkadaşlardan gelecek sorulara daha iyi yanıtlar verebilirler.

Önceden biraz daha sert ve keskin örnekler ile cevaplar verirdim ben de öğretmen arkadaşlara; ancak şimdi biraz daha bilimsel yaklaşıyorum.

”Onun veganını yapmak çok zor’ denilen tarifleri yapmaya çalışıyorum”

Sosyal medyaya gelirsek… Neden @veganoteacher? Nasıl ve ne düşünerek yola çıktınız? 

Veganlığa geçiş sürecimde bana yardımcı olabilecek bu tür paylaşımlar yapan gruplar ya da sayfalar yoktu, bu yüzden her markete gittiğimde 2-3 saatim etiket ve paket içeriklerini okumak, E maddelerini araştırmakla geçiyordu.

Tabii zaman içerisinde hepsi oturdukça harcanan vakit de azaldı. Bu yüzden ilk başta Facebook’taki Vegan Market grubunda bulduklarımı paylaşmaya, Instagram ve Youtube üzerinden ise tarifleri yayınlamaya başladım; vegan olmak isteyenlere yol gösterici, ürünleri kolay bulmalarını sağlayan bir hesap olsun istedim.

Vegan tarifleri yaparken de özellikle biraz daha uç ve “onun veganını yapmak çok zor” denilen içerikleri yapmaya çalıştım. Örneğin, vegan ekler gibi. Bunu yaparken amacım, istedikten sonra her içerik, tarifi vegan olarak yapabiliriz mesajını verebilmekti.

Vegan Ekler

Sizin kişisel olarak veganizmle ilk tanışma süreciniz nasıldı?

Aslında genel olarak hep kendimizi hayvanları seven kişiler olarak tanımlarız. Ben de küçüklüğümden beri kediler ile ilgilenen, onları seven birisiydim; ancak tabağımızda önümüze gelenler ile kediler arasındaki benzerliği, bağı hiç düşünmemiştim.

Beni bu tür sorgulamalara iten ‘Friends’ dizisindeki ‘Phoebe’ karakteri oldu. Tabağıma gelenlerin aslında belki de birkaç gün önce yaşadığı bilincine vardım ve sorgulamalarım arttı. 1-2 ay içerisinde vejetaryenliğe geçiş yaptım ve 7 seneye yakın bir süre bu şekilde devam etti.

Sonrasında ise, özellikle peynirin yapımı ile ilgili süreçleri incelemeye başladım. Buna da bir Kıbrıs televizyon kanalındaki belgesel yol açtı. Bunun sonucu olarak hayatımda hayvansal madde olarak sadece peynir varken, bunu da hayatımdan çıkardım.

Bunları yaparken vegan terimini bilmiyordum ve neyin ne olduğu konusunda tam olarak farkındalığa sahip değildim. Yani mutfağımdaki bulaşık deterjanıma dikkat etmiyordum mesela; çünkü onun içeriğinde hayvansal bir madde olabileceği ya da hayvanlar üzerinde denenmiş olabileceği aklımın ucundan bile geçmedi. Adım adım yeni öğrenmelerle hepsini hayatımdan çıkardım.

Peki o günlerden bugüne, veganizmin kitlesel ilerleyişinde bir değişim görüyor musunuz?

Evet, görüyorum. Artık daha fazla sosyal medya hesabı var ve bu da görünürlüğü arttırıyor. İnsanlar her geçen gün daha fazla ilgi duymaya, araştırmaya ve sorgulamaya başladılar.

“Uygun fiyatlı, yeni ve farklı ürünlerin artması gerekiyor”

Son olarak, Türkiye’de ve dünyada veganizmin geleceğine dair görüşleriniz neler? Veganizm ve hayvan hakları için çabalayan diğer veganlara bir öneriniz var mı?

Türkiye’de her geçen gün bir vegan sektörü gelişimi oluşmaya devam ediyor. Ancak gözlemlediğim kadarı ile oluşan sektör, basit ve ucuz bir ürün paketinin üzerine vegan yazıp, ürünü daha pahalı olarak piyasa sürme üzerinden devam ediyor şimdilik.

Yani belki 1-2 firma dışında, gerçekten yeni ve farklı ürünler çıkarma amacı taşıyan firmalar yok. Örneğin bir meyve barı çıktığı zaman, 10 tane daha çıkıyor. Genelde kendini kopyalamaya yönelik ilerliyor sektör.

Mesela Türkiye’de hala neden buğday sütü, yulaf sütü gibi ürünler üretilip satışa sunulmuyor anlamıyorum. Gayet basit tarifler ve üretim süreçleri ile ucuza mal edilip marketlere ucuza sunulabilir.

Gördüğüm kadarı ile hayvan hakları ile ilgili çalışan 5-6 tane aktif topluluk var ve bu topluluklar, yaptıkları farklı çalışmalar ile farkındalığı daha da arttırmaya çalışıyorlar. Özellikle The Earthlings Experience adlı altında yapılan etkinliklerin insanlara doğrudan ulaştığını düşünüyorum.

Hayvanların artık mal statüsünde olmaması adına ortada oluşturduğumuz bahçeye, hepimiz farklı adımlar izleyerek çiçekler dikmeye çalışıyoruz sonuç olarak.

Her konuda olduğu gibi bu konularda da ortaya ‘Ben’ vurgusu çıkıyor maalesef. Burada bahçeleri ayırıp kendi yolumuzu izlemek yerine, birleşerek aynı ortam aracılığı ile ilerlemek daha doğru ve güçlü olur bence.

VeganTeacher’dan Mısır Unlu Waffle tarifi

Gerekenler:
🌽 1/2 su b. mısır unu
🥛 1/2 su b. hindistan cevizi sütü
🍌 1 orta boy muz
🌱 2 çay k. tahin
Malzemeleri karıştırıp, önceden ısıtıp yağladığınız waffle makinesinde pişirin.
VeganTeacher’ın waffle içine önerisi ise: Muz, çilek dilimleri ile fıstık ezmesi ve vegan nutella 😇 Afiyet olsun!
(Bu tarif ile tek dilim üzerinden 5 dilim waffle çıkıyor. Adedi ise 142 kcal)

Son Güncelleme: 1 Ağustos 2018 🌱 veganlik.org

Yorum yapın